Türk Ceza Kanunu · 5237 s.K.

TCK m.32 — Akıl hastalığı

Madde metni

(1) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur.

(2) Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. (Değişik cümle:24/12/2025-7571/14 md.) Kişi hakkında ayrıca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunur.

Madde gerekçesi

Maddenin kanunlaşma sürecindeki gerekçesi. Eşleşme, gerekçe metniyle madde metni karşılaştırılarak doğrulanmıştır.

Bu maddede kanunlaşmadan sonra değişiklik yapılmıştır: (Değişik cümle:24/12/2025-7571/14 md.). Aşağıdaki gerekçe maddenin ilk hâline aittir ve sonraki değişiklikleri kapsamaz.

Kusur yeteneğini etkileyen bir neden olan akıl hastalığının varlığı durumunda, kişi işlemiş bulunduğu fiilin anlam ve sonuçlarını algılayamamakta veya işlediği fiille ilgili olarak irade yeteneği önemli ölçüde etkilenmektedir. Kişi bu durumda kusurlu olamayacağından, hakkında cezaya hükmedilemeyecektir. Ancak, fiili hukuka aykırı niteliğe sahip olduğundan, kişi hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine başvurulacaktır. Ayrıca işaret etmek gerekir ki, akıl hastalığı kişinin işlediği her fiil açısından algılama veya irade yeteneği üzerinde etkili olmayabilir. Örneğin, kleptomani akıl hastası olan kişinin hafif değerdeki şeylere yönelik olarak işlediği hırsızlık suçu açısından irade yeteneğinin olmadığı söylenebilir. Ancak, bu kişinin kasten adam öldürme suçunu işlemesi durumunda, malûl olduğu akıl hastalığı bu fiille ilgili olarak algılama ya da irade yeteneğini etkilemez. Kişinin akıl hastası olup olmadığının tespiti ile, hastalığının algılama ve irade yeteneği üzerinde ne gibi etkilerinin olabileceğini, davranışlarını ne surette etkilediğini genel olarak belirleme, tıbbî bir konudur. Uzman bilirkişi bu hususu ortaya koyduktan sonra, akıl hastası olan kişinin somut olay açısından algılama veya irade yeteneğinin olup olmadığını, akıl hastalığının somut olay açısından kişinin bu yeteneklerini ne ölçüde etkilediğini normatif olarak belirleme görevi, hâkime aittir. Hükûmet tasarısında akıl hastalığı durumunda kişinin kusur yeteneği, akıl hastası hakkında uygulanacak tedbirler ve bunların usulü aynı maddede düzenlenerek, farklı konuları ilgilendiren hükümler tek bir madde içinde yer almaktaydı. Sistematik açıdan hatalı olan bu düzenleme değiştirilmiştir. Madde metninde sadece akıl hastalığının kusur yeteneğine etkisi düzenlenmiş; buna karşılık, akıl hastaları hakkında uygulanacak güvenlik tedbirlerinin ilgili bölümde düzenlenmesi uygun bulunmuştur.

Metin ve gerekçe kaynağı: Adalet Bakanlığı Bedesten mevzuat servisi (Lexapel Legislation MCP). Türk Ceza Kanunu (5237 s.K.) 26/9/2004 tarihinde kabul edilmiş, 12/10/2004 tarihli ve 25611sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. Gerekçe, maddenin kanunlaşma sürecindeki gerekçesidir; madde sonradan değiştirildiyse gerekçe bu değişikliği kapsamaz. Bu sayfa, kaynaktan 25.07.2026 tarihinde alınmış bir anlık görüntüdür ve canlı olarak güncellenmez; yürürlükteki metni her hâlde resmî kaynaktan teyit edin.

Türk Ceza Kanunu — tüm maddeler

Bu maddeyi kendi dosyanda ara

Lexapel dava dosyanı sayfa atfıyla okur: TCK m.32 dosyandaki hangi olguya değiyor, hangi belgede geçiyor, hangi sonucu doğuruyor — gerekçesiyle gösterir.

Tüm kanunlar